YÜKSEK TİCARETLİ

8 Mart 2005 -Dünya Kadınlar Günü

11 Ocak 2013

YÜKSEK TİCARETLİLER MARMARA ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. MEZUNLARI DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİNİN ;

08 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliği aynı gün Beyoğlu’ndaki  Dernek lokalinde  yapıldı.

Konuk olarak Yazar, Şair ,Öğretim Görevlisi ve Türkiye Yazarlar Sendikası Sekreteri Sayın Gülsüm CENGİZ katıldı.

Oturum Başkanlığını  İstanbul Şube Sekreteri Sayın Uğur KOPUZ yaptı.

İlk önce İstanbul Şube Başkanı Sayın Hikmet KABUK söz aldı ve aşağıdaki hususları belirtti.

–                     Amerika’da 129 kadın işçinin eylem sırasında ölümüyle başlayan hareketler neticesinde 1913 yılında Danimarka’da yapılan toplantıda 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olması kararlaştırıldı.
–                     Ülkemizde 1975 yılına kadar kutlamalar yasaktı. Bu yılda İerici Kadınlar Derneği öncülüğü ile Dostlar Tiyatrosunda kutlanmaya başladı. 12 Eylül 1980 tarihine kadar özgürce kutlanmaya devam etti ve bu tarihte tekrar yasaklandı. 80’li yıllardan sonra tekrar legal olarak kutlanmaya başlandı.
–                     Çağdaş bir toplum ancak kadınlarımıza sosyal kültürel ve ekonomik bir alan içine almakla mümkündür.
–                     Geri kalmış ülkelerin hepsinin ortak paydası kadının geri plana atılmasıdır dedikten sonra, 06 Mart Pazar günü   polisin Beyazıt Meydanı’nda saldırıyı da  kınadığını belirtti.

Genel Merkez Başkan Yardımcısı Sayın Saffet AÇIKGÖZ söz aldı.Aşağıdaki hususları belirtti.

–                     Esas mücadele emekle sermaye arasındaki mücadeledir. Bu nedenle kadın ile erkeği ayrıştırmamak lazım. Geri kalmış ülkelerde  kadının seçim hakkı olmadığı gibi, zina kadının ölüm nedeni sayılmaktadır.
–                     Kadının ücretini tam olarak aldığı hakkının yenmediği bir dünya istiyoruz.
–                     Sivil toplum örgütleri bu görevi yerine getirirken devlet eğitim anlamında  gerekli işlevi yapmamaktadır.

–                     Kadınsız örgütlenme topal ayak gibidir.

–                     Dernek olarak 250 örgenciye burs ve eğitim veriyoruz. Üyelerimi katkıda bulunmaya çağırıyoruz. Çağdaşlığa gitmek için sadece söz değil emek de şarttır.Dedi.
Konuğumuz Sayın Gülsüm CENGİZ söz aldı ve aşağıdaki hususları belirtti.
Kadın haklarının bir güne ve bir güle sığdırılmaması lazımdır dedi ve görüntüler ve şiirler eşliğinde kadın hallerini izletti. Görüntülere şiirlerle eşlik etti.
–                     Örneğin Bergamalı Kadınların eyleminden görüntüler, Cumartesi Anneleri,  Tekel Cibali Kadın işçileri ve Zonguldak’taki Maden işçilerinin  dia gösterisi eşliğinde;

–                    Nazım HİKMET’ in Berlin mektubu,  Hasan HÜSEYİN, Arif DAMAR, Behçet AYSAN ve kendi şiirlerinden okudu.

–                     Kadın sorunları özel mülkiyetle başlıyor. Anadolu’nun eski medeniyetlerinde kadınlar özgür ve bereket ölçüsü olarak görülüyor. Ancak özel mülkiyetle kadınların köleleştirmesi devreye giriyor.

–                     Televizyon programlarında sorunlu aileler gösteriliyor ancak sorunların kaynağı nedir ve nasıl çözüleceği belirtilmiyor.

–                     Reklamlarda tüketim aracı olarak görülüyor. İşyerinde emeği sömürülüyor. Feodal toplumlarda töre cinayetlerine  kurban gidiyor. Özellikle kitle iletişim cihazlarında planlı olarak kadınların  tüketim malzemesi olarak göstermesi  kadınların özgürleşmelerini ve bağımsız düşünmelerini engelliyor ve beynini yıkıyorlar. Toplumun bir kesimini aydınlatıp bir kesimini  karanlıkta  bırakırsanız huzur nasıl olur.Dedi.

Diyalog kısmına geçildi.

Sayın Turgut  ARIĞ sordu; Dış ülkelerde bu olaya nasıl bakıyorlar?

CEVAP: Bence koşullar farklı,  Dış ülkeler nasıl bakıyor diye değilde biz ne şekilde çözeriz diye bakmak lazım. 1980 yıllarda ilerici eylemler engellenirken tarikatlar ve cemaatlere  dışardan gelen paralarla gericilik teşvik edildi.
Çocuk Kitaplarında  cihat ilen edilerek çocukların  beyni yıkandı. Bugünkü siyasal tablonun gelişi rastlantı değil. Kadınlar mukabele adı altında toplanıp çarşafa sokuluyor.

Çağdaş Yaşama Destekleme Derneği gibi kurumlar eğitime büyük destek veriyorlar. Bu aşamaya adım adım geldik, adım adım düzelteceğiz

Benim Sloganım Eğitim ve Örgütlenme.

Büyük hedefler ve büyük reçeteler yerine , gerçekleştirilebilecek küçük reçetelerle hareket edilmelidir.

Bergamalı kadınlarda  bir anekdot  vardır. Mücadele içinde özgürleşmek.

Yazdığım kitaplarda da yaşamı tanımayı, eleştirel gözle hayata bakmayı uyguluyorum. Yani laf anlamında değil. Birbirimizi birlikte çoğaltacağız dedi.

Genel Başkan Sayın Sabri TÜMER söz aldı.
Aydınlanmanın yolu kurumsallaşmaktan geçer. Eğitim ve burslarımız üyeler olarak katkıda bulunmalıyızDedi.
Koruğumuza plaket ve çiçek verildi ve etkinliğimiz sona erdi.