16 OCAK 1937 ATATÜRK YÜKSEK TİCARETLİLERLE | MARMARA ÜNİVERSİTESİ İİBF MEZUNLAR DERNEĞİ (İŞLETME-İKTİSAT-SİYASAL)
MARMARA ÜNİVERSİTESİ İİBF MEZUNLAR DERNEĞİ (İŞLETME-İKTİSAT-SİYASAL) Hoşgeldiniz.. Bugün


Ana Sayfa NOSTALJİ 16 OCAK 1937 ATATÜRK YÜKSEK TİCARETLİLERLE 25.03.2014 13:22
16 OCAK 1937 ATATÜRK YÜKSEK TİCARETLİLERLE

YÜKSEK TİCARETLİLERİN VE MARMARA’NIN TARİHİNDEN (4)

16 OCAK 1937 TARİHİNDE ATATÜRK’ÜN YÜKSEK TİCARETLİLER BALOSUNA KATILIMI VE ÖYKÜSÜ …

Büyük Mustafa Kemal Atatürk’ün 16 Ocak 1937 günü okulumuzun kuruluş yıl dönümü toplantısına şeref vermelerini ve yüksek ticaretlilere hitabesini, o zamanki okulumuz müdür yardımcısı Enver KÖKÇÜ aşağıda çok detaylı ve duygulu ifadelerle açıklamaktadır.(*)

16 Ocak 1937 günü, okulumuz kuruluşunun 54.yıl dönümünü kutlamak amacıyla İstanbul Pera Palas Salonlarında yapılan ananevi toplantıya Atatürk’ün yanında Başvekil İsmet İnönü, Şükrü Kaya, Kılıç Ali, İsmail Müştak Mayokan beyler ve Sabiha Gökçe Hanım olduğu halde onur vermesiyle heyecan artmış ve toplantının havası adeta elektriklenmişti… O tarihte okul müdürümüz olan Prof. Dr. Ali Fuat Başgil toplantıda bulunamamış, Ata için hazırlattığımız yemek sofrasında okulu temsilen rahmetli Prof. Dr. Mekki Hikmet Gelenbeğ ile Müdür Muavini arkadaşımız Nüzhet Tekül ve ben hazır bulunmuştuk. Atatürk evvela sofraya bir kız öğrenci çağırmamızı istedi. O anda gözüme ilişen öğrencilerimizden Mediha Hanımı (Kadıköylü) çağırdım: Gelip elini öpen Mediha Hanıma neden iktisat ve ticaret tahsili yaptığını sordu ve cevabını dinledikten sonra “Şimdi bir kağıt ve kalem alınız” diyerek başlayıp, Türk kadınının iktisadi ve sosyal hayattaki yerinin önemini belirtir bir yazı dikte ederek, bu yazıyı gidip arkadaşlarınıza okuyunuz” dedikten sonra bir de erkek öğrenci çağırmamızı isteyerek, ona da “İktisadi çalışmaların yönü” konusunda bir yazı dikte ettirerek, “Gidip bu yazıyı da arkadaşlarınıza okuyunuz” dedi. Bundan sonra bir eski, bir de yeni mezunlarımızla konuşmak isteyen Atatürk’e 1908 mezunu rahmetli Mekki Hikmet Gelenbeğ ile 1928 mezunu, okulun şimdiki profesörlerinden (O zaman Milli Reasürans Muhasebe Müdürü olan) Osman Fikret Arkun Bey muhatap oldular. Ata, onlara “1908-1928 tarihleri arasında Mektebinizin müfredat programlarında, iktisadi gelişmeye uygun olarak ne gibi değişiklikler yapıldığını belirten bir yazı yazınız” dedikten sonra Nüzhet ve bana dönerek: “Sizler de bana mektebin idarecileri olarak bana bilgi veriniz ki cahilliğim meydana çıkmasın” deyince biz de aynı anda imtihan edilmekte olduğumuzu anlamakta gecikmeyerek kendilerine gerekli maruzatta bulunduk…

Biraz sonra da Mekki Hikmet ve Osman Fikret beyler kaleme aldıkları yazıyı getirdiler. M.Hikmet Beyin okuduğu bu yazıda kendi adının Kamal diye yazılmış olmasının doğru olmadığını söyleyerek “Bu kelimenin doğrusu Kemaldir. Biz gayretkeşlikle bunu Kamal yaptık, ( O sıralarda Güneş-dil teorisi aktüalitesini muhafaza ediyordu) olamaz” diyerek yazı metnini alıp, kendi elleriyle yazıyı tashih ettiler ki bu metni M.Hikmet Bey son zamanlarına kadar yazıhanesinde saklardı.

Bundan sonra Atatürk Nüzhet Tekil Beye, Ticaretlilerin bu müstesna günlerine katılmaktan duyduğu memnuniyeti belirten bir yazı dikte ederek, orada bulunanlara okuttu. Bu arada, yan taraftaki kapıdan sofraya bakmakta olan gençlerden Atatürk’ün rahatsız olacağını düşünen yakınlarından birisi bana, o araya bir paravan koydurmamızı söylemişti… O anda garsonların getirip, oraya koymaya çalıştıkları paravanı görerek işin mahiyetini hemen anlayan ve olaydan sinirlenen Atatürk, “Ben bütün çalışma gücümü onlardan alıyorum, her şeyimiz onlardır, bütün ümidim onlardadır” deyince, ne diyeceğimizi şaşırdık ve hemen paravanı tutup dışarı çıkardık. Bunun üzerine sofrada bulunan İ. Mayokan’a “ULUSTA GENÇLİK” başlığı altında bir yazı dikte ettirmeye başlayıp bu yazıyı da bitirdikten sonra “şimdi okuyunuz” deyişi üzerine sofradakilere okumaya başlayan Mayokan’a “Bize değil gençliğe oku ki, kendilerine ne derece kıymet verdiğimizi ve bağlı bulunduğumuzu bilsinler” dedikten sonra, sofrada bulunan Yunus Nadi Beye de “bu yazı yarınki Cumhuriyette yayınlansın” demişlerdi ki aynı yazı 27 Ocak 1937 tarihli Cumhuriyet gazetesinde neşrolunmuştur.

Paravan olayından sonra Atatürk sofrasını gençlerin bulunduğu büyük salona naklettirdi. Gençler için kendisinden bir büfe daha hazırlatılmasını emretti ve gençlerin kendilerini aralarına almadan bu büfeye girmeyişlerine mütehassıs olarak yerinden kalkıp onlarla birlikte büfeye girerek saat 22.00’ye kadar sohbet ve irşatlarına devam ettikten sonra içten ve coşkun sevgi tezahüratı içerisinde uğurlandı. Kapıdan çıkarken devetüyü renkli ve kuşaklı paltosunu giymesine yardım etmek istemiştim; buna mani olarak devam eden tezahürat arasında bana, “Uhdenize verilmiş olan idari vazifedeki başarınız bizi sevindirir, bırakınız bu işi vazifeli olanlar yapsın…

(*) Enver KÖKÇÜ, İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu Eski Müdür Yardımcısı

“Yukarıdaki yazı Yüzyıllık Mezunları ile İstanbul Yüksek Ticaretliler- Düzenleyen Dr. Esat ÇELEBİ” nin kitabının giriş bölümünden aynen alınmıştır”

 

 

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.




Anket

Web Sitemiz Nasıl Olmuş?

View Results

Loading ... Loading ...

ISTANBUL için Hava Durumu
ISTANBUL

MAKALELER

VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN

VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN ŞUBAT YAZISI

PROJE YÖNETİMİ – Miray Kaymakçı



LİNKLER

İSTİVAK - İSMMMO - TÜRMOB - MARMARA ÜNİVERSİTESİ - İŞLETME FAKÜLTESİ - İKTİSAT FAKÜLTESİ - SİYASAL BİLGİLER İKTİSADİ DAYANIŞMA -DERNEK LOKALİ (LOKAL PERA)


DESTEKLEYENLER

DESTEKLEYENLER